Kim Yazıyor
Kim Yazıyor?

Kim Yazıyor?

Admin yazar hakkında ufak bir açıklama bu alana geliyor...

Tüm yazılarını gör

Yazardan Yazılar

Mevsimlik Sinema-Bir Aydın MERAL Öyküsü
Mevsimlik Sinema-Bir Aydın MERAL Öyküsü

O kadar ulaşılmaz ve o kadar da yakın...

Kadın ve Çocuk-Bir Yalçın TECİMER Öyküsü
Kadın ve Çocuk-Bir Yalçın TECİMER Öyküsü

Kadın, Çocuk ve Yalnızlık

Cehennem Çiçeği
Cehennem Çiçeği

Cehennem Çiçeği

Çıkmayan Leke-Bir Hilal ARAS Öyküsü
Çıkmayan Leke-Bir Hilal ARAS Öyküsü

Psikoloji ve kurgunun oluşturduğu bir anlatı...

Uyanış-Bir Nurullah ÇİÇEK Öyküsü

Uyanış-Bir Nurullah ÇİÇEK Öyküsü

Baharın ilk zamanları… Gökyüzü mavi, aydınlık ve berrak… Zindan karanlığı gibi duran, ağır ve kasvetli havanın ele geçirdiği odamda uzanıyorum. Ruh halim ile düşüncelerim kıyasıya bir meydan muharebesine gebe. Dışarı çıkmaya karşı koyamamanın çaresizliği var içimde. Kendimi düşünmeden dışarı atıyorum.

Maviliğin pamuksu birleşimi ile feza bana göz kırpıyor. Güneş olanca bereketi ile aydınlık... Dağların ardına günün parıldayan ilk ışıkları vurmuş. Yorgun huzmelerinin merhameti ile ısınmakta yer ve gök. Etrafta su birikintilerine çarpan ışınlar olanca güzelliği ile parıldıyor. Gökyüzünde opera sahnesi kurulmuşçasına ahenk içinde sesler... Sürgünden dönmüşçesine mutluluk ile cıvıldayan kırlangıçlar. Teller üzerinde sevinç içinde serçeler. Öbek öbek güvercin katarları… Leyleklerin vuslat anı yakın… Ebabiller üzerinden kış yorgunluğunu atmak üzere.

Bu topraklarda her şey yorgundur. Kaderi gibi... Yorgun yüzümde tebessüm... Hafif esen rüzgâra karşı bir ıslık tutturarak sarp kayaların çevirdiği dağ sırtlarına doğru baharın tadına varmaya çalışarak yürüyorum. Rüzgâr yorgun nağmelerini dinletiyor. Karşımda uçsuz bucaksız ova. Gökkuşağı renkleri ile bezenen, yorgun bir mevsimden uyanmış yeryüzü. Her tarafta uyanış. Tabiat ana yorgunluğuna inat bereketi ile hünerli... Etrafta güller, laleler, defne, papatya, nergis ve adını bilmediğim sayısız nebatat... Ağaçların dal budak patlaması... Kokularının esintisi ile karışan taze toprak amber camekânından yayılan enfes kokular gibi dağılmış. Sarhoşluğun doğal hali ile içimde deruni bir his... Kuzeye doğru ağır adımlar ile yalnızlığıma eşlik eden gölgemi takip ederek yürüyorum. Sararıp solmuş ömür defterinde kalacak hatırlanası en güzel zaman dilimi içerisindeyim. Karşımda bahar aydınlığı içerisinde sonu serap gibi kaybolan bir patikaya yöneliyorum. Yorulmuşum. Yorgunluğumun verdiği yavaşlık gittikçe artıyor. Karşıma çıkan en yakın çınar ağacının kollarından yayılan şefkat beni kendine çekiyor. Bu davete karşı koyamıyor ve bağrına doğru kendimi bırakıyorum. Gölgenin dinginliğinde uykuya dalmışım. Uyandığımda etrafımda aydınlıktan eser kalmamıştı. Korku ile yerimden sıçradım ve köy ışıklarının uzaktan görünen siluetine doğru yürümeye başladım. Etraf zifiri karanlık, görme duyumu kaybetmişim gibi önümü görmeye çalışıyorum. Nafile. Karanlığın kasveti ile zihnimde korkular beliriyor. Korku içindeyim. Hızlanmam ve geriye bakmamam gerektiği geçiyor içimden.

Bu endişe içinde geriden gelen korkunç bir ses ile irkiliyor, korktuğumun başıma geldiğini düşündüğüm anda da gözlerimi açıyorum. Kalbim göğsümü parçalayacak gibi atıyor. Dalgalı saçlarım yüzüme yapışmış. Yüzüm terden ıpıslak. Gece açık bıraktığım pencereden esen saba rüzgârında pencerenin açılıp kapanan sesine uyanmışım. Gün doğumu yakın…

Nurullah ÇİÇEK

Mart 2019 - Nusaybin

 

Yorumlar

Canan Deniz18/03/2019 - 11:05

hoca yüreğine sağlık güzel olmuş ☺️

Vasfi17/03/2019 - 23:31

Iki gözümsün kardeşim Rabbim yolunu açık etsin inşallah.Eline, diline, yüreğine sağlık

Ferhat Işık17/03/2019 - 14:54

Öykünü çok güzel betimlemişsin.Başarılarının devamını dilerim..

Meral mese17/03/2019 - 11:10

Helalll hocamm

Yorum Yaz