Kim Yazıyor
Kim Yazıyor?

Kim Yazıyor?

Admin yazar hakkında ufak bir açıklama bu alana geliyor...

Tüm yazılarını gör

Yazardan Yazılar

TEEHHÜR
TEEHHÜR

TEEHHÜR

Deniz POYRAZ'ın Kitap Beşlisi
Deniz POYRAZ'ın Kitap Beşlisi

Başarılı öykücü Deniz Poyraz,en sevdiği beş kitabı paylaştı.

Kendim(sizlik)e Yolculuk-Bir Berfin Yavuz Anlatısı
Kendim(sizlik)e Yolculuk-Bir Berfin Yavuz Anlatısı

Dalgalarımı bırakıp vurduğum bir yalnızlığa sürüklerken kendimi...

Ömer BÜDÜN-Bahar Mevsimi Kalabalık Cadde ve Köpekler

Ömer BÜDÜN-Bahar Mevsimi Kalabalık Cadde ve Köpekler

Bahar mevsiminin ikindiden sonrası, ılık düzenbaz bir hava var ne zaman ne olacağı hiç belli değil yine de mevsimin tüm yoğunluğu var havada. Geniş ve kalabalık caddede yürüyorum, caddeden hiç bir şey beklemeden üstelik. Benim gibi kafası fazla karışık biri için organlarından birinin ya da bir kaçının daha çalışması sağlığım için iyiymiş. Yani doktorlar öyle söylüyor. Kendi doktorum yok gazetelerin sağlık sayfasındaki gereğinden fazla bilgilerden biliyorum. Bildiğim tek şey değil tabii bu, bildiğim daha birçok şey var. Bu bilgilerin kaçı işime yarar, kaçı gereksiz onu bilmiyorum. İşte bilmediğim tek şey de bu değil, bilmediğim daha bir çok şey var. Mesela az önce önümden geçen kadının parmağındaki yüzüğün hangi taş olduğunu, en değerli taşın hangisi olduğunu, değerli bir taşın nasıl olması gerektiğini ,şu çaprazımdaki şişman kısa boylu sosis yiyen adamın sosisi sevdiği gibi imambayıldıyı da sevip sevmediğini, bu caddede en güzel imambayıldıyı kimin yaptığını ,güzel bir imambayıldının nasıl olması gerektiğini, şu neşeli çiftin en son ne zaman öpüştüklerinin, nerede öpüştüklerinin, bu caddede en güzel kimin öpüştüğünü bunlardan hiç birini bilmiyorum. Bu caddeyle ilgili hiç bir şey bilmiyorum diye beni yargılayan ve zekâmı sorgulayan okuyucu bende bir kaç şey söyleyeyim o zaman size. Mesela parmağında yüzük olan kadının iki çocuğu olduğunu yalnız başına yürüdüğü halde hemen anladım. Sosis yiyen adamın zengin olduğunu ha bu arada o çift öpüşemez çünkü  erkek eşcinseldi arkadaşlardı yani neyse… Yürüyorum her halinden tekin olmadığı anlaşılan birinden kimliğini istiyor polis.Yadırgıyorum polisi, bu mesleği seçtiği için değil. Kimliğe bakıp bir sırrı açığa çıkarmış gibi rahatlayıp geri veriyor kimliğini. Merak ediyorum polisi rahatlatacak ne gibi bir bilgi var kimlikte. Kendi kimliğimi çıkarıp bakıyorum: adım yazıyor, babamın ve annemin adı, dinim, mahallem, bunu bana veren başka bir adamın da adı yazıyor... Yürüyorum bir kız kesiyor önümü, gülümsüyor dişleri güzel. Bana tanımadığım bir ürünü satmaya çalışıyor.

-Öğrenci misin diyorum.

-Hıı.. Evet, diyor. Dudaklarını ısırıyor dudakları güzel.

-Bu ürünü alıp benim gibi bir kızı kırmayacak kadar centilmen birine benziyorsunuz, diyor. Yüzük parmağıyla saçını kulağının arkasına itiyor parmakları güzel...

-Centilmen değilim ama sen söyleyince olasım  geldi.

-En azından komiksiniz.

-Dayım ölmeden öğretmişti.

Tanımadığım ve doğrusu ne işe yaradığını dahi bilmediğim sıvı yağ gibi bir şey veriyor bana, olmadı kapı gıcırdıyordu oraya sürerim. Acıkıyorum, başım ağrıyor. Yemek  için bir yere giriyorum: 'Bana bir ağrı kesici verir misiniz ?' diyorum iki  tane getiriyor. Yemeği yedikten sonra avluya alıyor beni garson, çay getirecek sigarada içeceğim. Tam o sıra oradan geçen biri ateşiniz var mı diyor veriyorum çakmağı geri uzatıyor, kalabilir diyorum. Sigaramı çıkarıp yakmak istiyorum çakmağı  verdiğim geliyor aklıma kendimi kötü hissediyorum. Garson çayı getirince çakmak bulabilir misiniz diyorum cebinden çıkarıp veriyor, yakıp uzatıyorum sizde kalsın efendim diyor, gülüyorum ve ezan okunuyor ben bu şehri sevdiğimi anlıyorum ve üzerinde Vita yazılı damlayan musluğun altına konulmuş çocukluğumun kırık yağ tenekesinin özlüyorum. Bir kitapçıya uğruyorum sonra gelişi güzel kitaplara bakınca duvarda siyah beyaz bir resim görüyorum. Kocaman bir çift siyah elin içinde dört serçe var ve güneş ışığı serçelere öyle bir vuruyor ki ölü serçelerin üzerindeki kanı dahi görmüyorsunuz. Adamın yüzü görünmese de serçelere acıyla baktığını hissediyorum. Personele soruyorum bu resmin adı ne diye "Akşam üzeri ve Serçeler "diyor. Ben bir bahar mevsiminin akşam üzerinde Akşam üzeri ve Serçeler adlı bir resme bakıyorum ve ergenliğimi özlüyorum... Yürüyorum karanlık basmış çıkmaz bir sokağa giriyorum, önümde iki kız iki erkek dört kişi durmuş, onların önünde de dört köpek. Köpeklerden korktukları için sokağı geçemiyorlar. Baştaki kısa boylu erkek telefondaki birine dert yanıyor:

-“Ağabey geliyoruz ama önümüzü dört köpek kesti.”

-’’Bize bakıyorlar’’ diyor yanındaki kız.

-’’Birbirlerine edepsiz şeyler yapıyor bunlar’’ diyor kızın yanındaki diğer erkek.

-’’Siyah olanın ağzından salya akıyor’’ diyor en sondaki kız.

-İğrenç, diyor az önceki kız ve ben köpekleri düşünüyorum. Sonra küçükken okula yayan gittiğimizde caddeye atladı diye ezilen köpeği, babamla beraber anneme hissettirmeden sakat bir köpeğe ekmek verişimizi(annem köpekleri hiç sevmezdi), havlayan köpekleri, hırlayanları, ağlayanları, kedilerin nankör köpeklerin sadık olduğunu, Mevlana’nın Mesnevi’de Adem’in yaratıldığı çamura köpek salyası sürüldüğü için biz insanlara bu kadar yılıştıklarını, Kuran okumaya gittiğimiz hocanın köpeklere dokunursanız bir kere toprakla yedi kere yıkanmamız gerektiğini, iti an çomağı hazırla lafını, Mevlana’nın iti ite kırdırdığını, tezgahını dağıtan zabıtalara it oğlu itler diyen tezgahtarı, 'köpekler' diye bağıran Türk sineması jönlerini, köpeklerin mezarlıklarda toplandığını ama dört tarafı mezarlık olan Gercüş’te nedense hiç köpek olmadığını ,hayali köpekleri Lassi’yi -Yoldaş Tenteni -Atıl Kurtu –Scobydoo’yu, tanrının isteseydi bizi de köpek yaratabileceğini … Birden cesaret geliyor üstüme köpeklerin arasından geçebilirim gibi geliyor. Geçip onlara göz kırpacağım ve arkamızda şu dört avanağa beraber güleceğiz tabi ki cinsel ihtiyaçlarınızı giderin ama sessiz olun diyeceğim.

Geçmiyorum ama dönüp başka sokaktan gidiyorum. Dört genç arkamdan gülüyorlar. Ne kadar korkak olduğumla dalga geçiyorlar muhtemelen, benim gibi gidip başka sokaktan geçmeyi akıl edemeyecek kadar aptal oldukları için bende onlarla dalga geçmeli miyim? Ben gülmüyorum ama. Bu şehri tüm benliğimle seviyorum.

Ömer BÜDÜN

 

 

Yorumlar

Salih UÇAR24/12/2019 - 17:46

Kalemine sağlık hocam

Yorum Yaz