Kim Yazıyor
Kim Yazıyor?

Kim Yazıyor?

Admin yazar hakkında ufak bir açıklama bu alana geliyor...

Tüm yazılarını gör

Yazardan Yazılar

Hâki Sözcükler-Berfin YAVUZ
Hâki Sözcükler-Berfin YAVUZ

Eski zamanlardan kalma bir masaya oturmuştu kadın.

Vesikalı Yarim
Vesikalı Yarim

Film Eleştirisi

Günce-Bir Berfin YAVUZ Anlatısı
Günce-Bir Berfin YAVUZ Anlatısı

Çocuğa: “ Burası neresi?” diye sordum

Babam Beni Niye Öldürdü?-Gökhan Arslan
Babam Beni Niye Öldürdü?-Gökhan Arslan

Babam Beni Niye Öldürdü?, Gökhan Arslan, Yitik Ülke Yayınları, Şiir

Ben-Bir Aydın Meral Öyküsü
Ben-Bir Aydın Meral Öyküsü

Ve benlik yitimi.

ODMAN'IN GÖĞÜ (II. Bölüm)

ODMAN'IN GÖĞÜ (II. Bölüm)

 

ODMAN'IN GÖĞÜ

(İkinci Bölüm)

Bir gün yine obadaki kuzulardan birini kaçıracağı sırada, obanın en iyi okçularından olan Sungur'un oku ile yaralanır. Ancak, bu göreceli başarısına kestiği ceza ağır olur ve Sungur bu atışın bedelini bir gözüyle öder. Anne kartalın aniden dalışa geçip saldırması sonucu kartalın pençelerinden biri, Sungur'un gözüne gelir. Sungur'un okçuluk yaşamı da böylece sona erer. Neyse ki okçulukta olduğu kadar kılıç kullanımında da usta olan Sungur, ordudaki yerini kaybetmez.

İşte, tam da böylesi bir zamanda ortaya bir fikirle çıkar Odman. Babası tarafından kabul görmeyince kendi başına uygulamaya karar verir. Kartalın yuvasını yaptığı yamacın arkasında tepenin sırtı vardır tepe, adeta bir dik üçgen biçimindedir sırt ve çok eğimli olduğu için tırmanmaya bile gerek yoktur. Yürüyerek bile çıkılabilirdi. Odman tam iki gün bir gece boyunca tepenin arkasına dolaşır. Yoldaki küçük koruluğu aşar ve tepenin sırtını yürüyerek yamaca ulaşır. Yamaçta, en yüksek noktanın hemen bir adam boyu kadar aşağısında balkon gibi bir çıkıntı vardır. Kartal yuvasını oraya yapmıştır. Tepenin üzerine yatıp kartalın gelmesini bekleyecektir. Üzerini çevreden bulduğu çalı çırpı ile kapatır. Akşam üzeri kartal pençelerinde bu kez bir tavşanla gelir. Tam da o anda görür Odman gelecekteki dostunu. Göklerin okçu tanrısı Mergen'in adını vereceği kartal yavrusunu...

Kartal ailesi uykuya dalar. Bunu fırsat bilen Odman eline aldığı koca bir taşı anne kartalın kafasına fırlatır. Sersemleyen kartalın kendine gelmesine fırsat vermeden ikinci ve üçüncü taşı da atar. Kartalın ağır yaralanmasından yararlanıp aşağı iner ve öldürücü darbeyi de bıçağıyla indirir. O hengamede kartalın yavrularından biri, Mergen'in kardeşi yamaçtan aşağı düşer. Anne kartalın cansız bedenini taşımak ister ama çok ağırdır. Bunun üzerine başını keser. Ardından da kuşağını çözüp Mergen'i adeta bohçalar gibi sarıp sırtına bağlayan Odman, yamaçtan yukarı tırmanır ve geldiği yolu geri döner.

Tam dört gecedir kayıp olan Odman için her yerde arama çalışmaları yapılıyordu. Ertuğrul Gazi günlerdir uyumamıştı ve artık iyice bitkinleşmişti. Günlerdir ağlamaktan göz yaşları kuruyan Halime Hatun ise iyice perişan durumdadır. Otağlarında boş gözlerle birbirlerine bakarlarken dışarıdan gelen seslerle kendilerine gelirler. Alplerden biri, destursuz otağa girer;

"Affet beyim, destursuz girdim."

"Ne oldu?"

"Odman bey geri döndü beyim. Obamıza haftalardır musallat olan kartalı öldürmüş. Yavrularından birini de sağ olarak yanında getirmiş."

Haberi alan Ertuğrul Gazi ve Halime Hatun otağdan dışarı koşarlar ve Odman'a doya doya sarılırlar. Halime Hatun'un göz yaşları bu kez sevinçle akmak üzere geri döner;

"Kokuna bile hasret kaldım oğlum! Nerelerdeydin günlerdir!"

"Kartalı öldürdüm ana."

Tüm bunlar olurken Devlet Ana gelir. Odman'ın çenesini kavrayıp yüzünü kendisine çevirir.

"Babana dediğin planı mı uyguladın?"

"He ya! Babama dediğimi yaptım. Yuvasında yakaladım zalim kartalı."

Sözünü bitirir ve kartalın başını ninesine uzatır. Kartal kafasını alan Devlet Ana, kafayı yukarı kaldırır ve oğluna döner:

"Bu çocuğun yazgısı göklere yazılmıştır oğul!"

Kartal yavrusunu göstererek sözlerine devam eder:

"İşte, ilk dostunu da yine göklerden buldu."

Böyle olmuştu Mergen ile tanışıklığı, dostluğu. Adını obanın kamının öğüdüyle koymuştu.

Az önce kaybettiği ninesi aklındaydı. Uzaklaşmalıydı oradan. Hepsini geride bırakmalıydı. Odman koşuyordu, hızını giderek arttırarak koşuyordu. Adeta bir tay gibi, kısrak gibi koşuyor, koştukça her şeyi geride bırakıyordu. Gökte Mergen, yerde Odman; kaçıyorlardı.

Ta ki oraya varana kadar...

Ninesi Hayme Hatun'un nam-ı diğer Devlet Ana'nın kendisini getirip eteklerinde obanın kurulduğu tepeye varana kadar...

Odman burada yere çöker ve hıçkıra hıçkıra ağlamaya başlar. Birden işittiği bir sesle başını kaldırır. Devlet Ana seslenmektedir:

"Odman, neredesin oğul? Odman!"

"Geldim nine."

Odman döndüğü noktada yıllar önceki halinin Devlet Ana'ya doğru koştuğunu görür.

Odman ve ninesi yere otururlar. Obayı gösteren eden ninesi konuşmaya başlar:

 "İşte, bunların hepsi senin Odman."

"Bütün oba mı?"

"Bütün oba ya."

"Hepsi bana mı ait?"

Devlet Ana Odman'a döner ve yanağını elinin tersiyle okşar. Ardından yine obaya döner ve konuşmaya başlar:

"Senin olması demek sana ait olması demek değildir Odman'ım. Unutma; devlet sana ait değildir, sen devlete aitsin. Bir yönetici bu şekilde düşünmeli ve bu şekilde yönetmelidir. Halkını tebaa olarak değil, hükümdar olarak görmelidir. Obayı bir yığın olarak değil, ayrı ayrı kişiler olarak görmelidir. Onların kişiliklerine saygı duymalı, onların isteklerini kendi isteklerinden önde tutmalıdır. Devletin çıkarlarını kişisel çıkarlarından yeğ tutmalıdır."

"Bunu hep usumda tutacağım nine. Asla unutmayacağım."

 

...

 

Devamı Gelecek Hafta


 
Halil Alpaslan Hamevioğlu
 

 

Yorumlar

Bu yazı için henüz hiç yorum yok, ilk yorumu yapan olmak ister miydiniz?

Yorum Yaz