Kim Yazıyor
Kim Yazıyor?

Kim Yazıyor?

Admin yazar hakkında ufak bir açıklama bu alana geliyor...

Tüm yazılarını gör

Yazardan Yazılar

Babam Beni Niye Öldürdü?-Gökhan Arslan
Babam Beni Niye Öldürdü?-Gökhan Arslan

Babam Beni Niye Öldürdü?, Gökhan Arslan, Yitik Ülke Yayınları, Şiir

George Orwell’ın Hayvan Çiftliği Romanından Alıntılar
George Orwell’ın Hayvan Çiftliği Romanından Alıntılar

George Orwell’ın Hayvan Çiftliği Romanından Alıntılar

Didem Görkay'ın Murat Darılmaz Röportajı
Didem Görkay'ın Murat Darılmaz Röportajı

Murat Darılmaz'ın Edebiyatçılığı ve Kitaplarını üzerine..

Ahmet Muhip Dıranas’ın Şiirlerinde Esinlenme Sorunu-Bir Önder ÇOLAKOĞLU Dosyası
Ahmet Muhip Dıranas’ın Şiirlerinde Esinlenme Sorunu-Bir Önder ÇOLAKOĞLU Dosyası

Baudelaire için Fransızca öğrendim diyecek kadar ona hayranlığı vardır Dıranas’ın...

ODMAN'IN GÖĞÜ (I. Bölüm)

ODMAN'IN GÖĞÜ (I. Bölüm)

ODMAN'IN GÖĞÜ

 

"Bitiyor, yeniden başlıyor. Başlaması için bitmesi gerekiyor. Tek bir tanrı, diğer tanrıları kovuyor. Tek bir beylik, diğer beylikleri kovuyor. Eski acun bitiyor. Destanlardaki acun bitiyor. Yeni bir acun kuruluyor. Ne var ki, eski acun ve tanrılar direniyor. Bir kez daha gelecekler oğul. Bir kez daha..."

Devlet Ana parmağıyla torunu Odman'ı işaret eder.

"Bu kez ona gelecekler. Onu isteyecekler. Direnme, karşı gelme! Ne diyorlarsa yap. Bıraktıkları ödül büyük olacak. Öyle büyük olacak ki, insanlık tarihi o olmadan yazılamayacak."

Devlet Ana yatağından doğrulmaya yeltendi. Ertuğrul Gazi ayağa kalktı ve annesine yardım etti. Yastığını sırtına dayadı. Devlet Ana konuşmaya devam etti.

"Sana çocukken anlattığım Al Kurt'u hatırladın mı?"

"Hiç unutmadım ki ana!"

"Onu ilk kez gördüğümde daha çocuktum. Üzerime yürüdü, ta gözlerimin içine baktı. Sonra arkasını dönüp gitti. Al renkte bir kurt... İlk başta kana bulanmış olduğunu sanmıştım ama yakınıma gelince anladım. Al renkteydi. Kam Baba, seçtiği kişiye üç kez gelir demişti. Başlangıçlarda, süregelişlerde ve bitişlerde... Sen çocuktun, bir kez daha geldi bana. Sana uzun uzun baktı."

"Anlatmıştın."

"Seni buraya bunun için çağırdım oğul."

"Ne oldu ki ana?"

"Kesme sözümü. Bugün oğul, bu sabah; tan yeri kızıl ağarırken Al Kurt bir kez daha geldi. Dışarı çağırdı beni. Yaşlılığıma, yatalaklığıma rağmen bana gençliğimdeki gücümü verdi. Çıktım otağdan dışarı. Sırtında Odman vardı."

"Oğlum mu!" dedi Ertuğrul şaşkınlıkla.

"Evet, oğlun. Torunum. Göğü işaret etti, Al Kurt uludu, Odman göğe doğru bağırdı."

Devlet Ana öksürmeye başladı. Ertuğrul Gazi annesine su içirdi. Devlet Ana oğlunun yanağını okşadı.

"Büyük sorumluluklar yüklendin ömrü hayatın boyunca. Hazır değildin. Başardın ama başarılarında hep bir eksiklik vardı. Eksik kaldığın yanlarını oğlun tamamlayacak. Sen bir köprüsün oğul, ırmağın diğer yakasında oğlun olacak. Bu yakasında da Gündüz Alp vardı."

"Başarısız mı oldum sence?"

"Asla! Ancak, senin başarıların yalnızca bir ağacın kökleri gibi. Gövdesi ve yaprakları senden olmayacak."

"Al Kurt mu gösterdi sana bunu?"

Devlet Ana yeniden yatağına uzandı ve oğluna sırtını döndü.

"Al Kurt diyordum, değil mi? Nasıl da unutmuşum! Yaşlandım artık a oğul! Al Kurt ve ben bu sabah üçüncü kez buluştuk, bir daha buluşmayacağız. Bana bitişimi haber vermeye geldi. Ben bitiyorum, başkası başlayacak. Sen değilsin ama Odman başlayacak. Odman'ın yazgısı göklerden gelecek. Göğe bak oğul, oradan Odman'a bir ödül gelecek. Gök Tanrı yüreklerimizdeki yerini Allah'a terk etmeden önce son bir ödül verecek."

"Beni neden seçmedi ki!"

"Gök Tanrı'nın Allah'a tavsiyesidir Odman."

Devlet Ana'dan yanıt gelmez.

"Ana?"

Devlet Ana'dan yine yanıt gelmez.

Ertuğrul Gazi doğrulur ve annesini sırt üstü döndürür. Al Kurt'un öngörüsü gerçek olmuştur. Devlet idaresini yıllarca üstlendiği için Devlet Ana adıyla da çağırılan Hayme Ana ölmüştür. Ertuğrul Gazi annesinin gözlerini kapar ve dışarı çıkar. Otağın dışında yüzlerce Alp ve hatun toplanmıştır. Ertuğrul Gazi kalabalığa seslenir.

"Anam, devletimizin anası; Hayme Hatun, Devlet Ana uçmağa varmıştır."

Alplerin hepsi de kılıçlarını çeker ve önlerindeki yere saplayıp sağ dizlerinin üzerine çökerler. Ardından da hatunlar yere çömelirler. Herkes bu durumdayken Ertuğrul Gazi de otağa döner ve kılıcını çekip yere saplar ve sağ dizinin üzerine çömelir.

Olanları uzaktan izleyen Odman ise gözlerinden dökülen iki damla yaşa engel olamaz. Arkasını döner ve koşmaya başlar. Daha on dört yaşında olmasına rağmen yaşıtlarından daha uzun boylu ve iridir. Sakalları çıkmış olsa onu rahatlıkla yirmili yaşlarının başında sanabilirlerdi. Güreş müsabakalarında, at binme ve okçuluk yarışlarında obadaki çoğu alpi bile yenebilmektedir. Tüm bu özelliklerinin doğal bir sonucu olarak çok da hızlı koşmaktadır.

Birden gökyüzünden tiz bir çığlık sesi gelir. Odman koşmaya devam ederek başını kaldırır ve sesin geldiği yere bakar. Mergen kendisini takip etmektedir. Mergen, onun kartalıdır. Odman 10 yaşındayken bulmuştur Mergen'i. Annesini haftalarca takip etmiştir. Obalarına dadanmış, kuzuları kapmaktadır. Babası Ertuğrul Gazi, başlarına bela olan bu kartalın avlanması için özel bir ekip kurmuştur. Ne var ki, uçan bir kartalı vurmak her babayiğidin harcı değildir. Üstelik bu kartal insanların kendisine yönelik saldırganca tavırlarına karşılık da vermektedir...

                                                             

                                                                                                                            Devamı gelecek hafta

 

H. Alpaslan Hamevioğlu
 

 

Yorumlar

Hasan Hamevioglu09/02/2019 - 22:18

Çok ama çok uzunca bir süredir bir solukta okuduğum ilk yazı.Tebrik ederim Oğlum.

Yorum Yaz