Kim Yazıyor
Kim Yazıyor?

Kim Yazıyor?

Admin yazar hakkında ufak bir açıklama bu alana geliyor...

Tüm yazılarını gör

Yazardan Yazılar

Türk Edebiyatında Önemli Yazarlar-Bir Nil ÖNEY Araştırması
Türk Edebiyatında Önemli Yazarlar-Bir Nil ÖNEY Araştırması

Nil Öney, Türk Edebiyatında Önemli Yazarlar

BULANTI’YLA KARIŞIK VAROLUŞUMUZU SORGULAMAK
BULANTI’YLA KARIŞIK VAROLUŞUMUZU SORGULAMAK

BULANTI’YLA KARIŞIK VAROLUŞUMUZU SORGULAMAK

TEEHHÜR
TEEHHÜR

TEEHHÜR

Onur AKYIL'ın Kitap Beşlisi
Onur AKYIL'ın Kitap Beşlisi

Onur Akyıl'ın gözüyle sevdiği kitaplar.

Bir Mutluluk Tablosu-Bir Nurullah ÇİÇEK Anlatısı

Bir Mutluluk Tablosu-Bir Nurullah ÇİÇEK Anlatısı

Güneşin üzerindeki kalın örtüyü kaldırmasının üzerinden epey zaman geçmişti. Göz kapakları uyanma iradesine karşı çıkıyordu. Üzerindeki tatlı rehavete rağmen uyandı. Pencereye yönelerek araladığı perdelerin ardında uzun süredir sabırsızca bekleyen ışınları içeri aldı. Işınların etkisi ile gözleri kamaştı. Alıştı.

Pencereleri açarak dışarıyı izlemeye koyuldu. Güneşten yansıyan ışınlar karşısında doğada beliren mevsimin tatlı sıcaklığı yüzüne yansıdı. Gözlerini kapatıp havada biriken doğanın tazeliğini de içine çekerek, derin derin nefes aldı. Kaygısızca esnedi. Midesinde hafif açlık hissi… Bunu geçici bir durummuş gibi pek önemsemedi. Güne kahve ile başlama alışkanlığı vardı. Etrafı seyretmeyi bırakarak mutfağa yöneldi. Filtre makinesinden doldurduğu kahvesini yudumladı hafifçe. Ufak bir öksürdü. Kahve sıcaktı. Fincana doldurduğu kahvenin buğusundan yayılan kokuyu içine çekerek çalışma odasına yöneldi. Geceden kalan mahmurluğunu üzerinden atmak için yorgun bedenini koltuğa bıraktı.

Zihnini meşgul edecek düşüncelerin üşüşmesine fırsat vermeden, bir süre karşı duvara boş boş bakınmayı tercih etti. Düzenli bir şekilde yerleştirmiş olduğu resimlere göz gezdirdi. Uzun bir zamandır yüzleri ihmal edilmiş tablolar... Savsakladığını, tozlu çerçevelerden anladı. Duvarın köşe kısmında hüznü solgun yüzeyine yansıyan bir tablo ile göz göze geldi. "Bu tabloyu ne zaman aldım acaba?" diye geçirdi içinden.

Duvarda asılı duran resimlerin içinde bulunan bu tablonun varlığını unutmuştu. Veya fark etmemişti. Üzerinde durmadı. Gayri ihtiyari yerinden kalkarak tabloyu yakından izlemeye ve varlığı ile ilgili zihnini yoklamaya çalıştı. Belleğinin tozlu raflarında uzun bir süre gezindikten sonra tablo ile ilgili zihninde anımsamalar belirdi.

***

Üst üste çalan kapı zilinin sesi karşısında irkildiğini anımsadı. Korkmuştu. Bu zillerin felaket tellalı olduklarını düşünürdü her zaman. Bu yüzden kapı zillerinden nefret ederdi. Oturduğu yerden ürkerek kalkmış ve elinde olmadan kapıyı açmıştı. Karşısında kısa bir süre önce tanışıp, çok sevdiği kadının parıldayan gözleri ile karşılaşınca derin bir nefes almıştı. Elinde, kâğıda özenle sarıldığı ilk bakışta anlaşılan ve kırmızı bir kurdele ile düğüm atılmış bir paketi gösteren misafiri:

"Sürpriz… Beğeneceğin bir hediye aldım sevgilim." demişti. Beriki, üzerindeki şaşkınlığı üzerinden atmaya çabalamaya çalışarak bir süre bakınmak zorunda kalmış daha sonra da kendini toparlayarak içeri buyur etmeyi akıl etmişti.

Hediye paketini beraber açmışlardı. Sevdiği kadına, nezaketi karşısında teşekkür etmişti. "Hayatımda aldığım en güzel hediyelerden biri." demeyi de ihmal etmemişti. Mutlu olmuştu kadın. Kendisi gibi.

Duvarın yüzünü beraber seçmiş, çerçeveyi de beraber asmışlardı. Geleceğe beraber adım atacaklar ve mutlu olacaklardı. Ne de olsa mutluluk tek kanatlı olamazdı. Bu yüzden resme "Mutluluk Tablosu" adını vermişlerdi.

Yoğun bir ruh hali ile duvarda asılı duran tabloyu uzun uzun seyretmeye koyulmuşlardı. Karşılarında estetik değeri, duygu yoğunluğu ve zengin içeriği ile çağrışım uyandıran bir manzara vardı. Tabloya özgü gibi duran dış motifler, pencere stilleri ile estetik ve tarihi bir görünüm veren evlerin güzelliğine bahçelerinde bulunan çiçekler renk katmıştı. Evlerin önünde bulunan sokaklar taş kaldırımlar ile döşenmişti. Etrafta bulunan yeşilliğe gökyüzünün tadına doyulamayan enfes maviliği de karışmıştı. Bu güzel tablodan mutluluk içinde uçuşan kuşlar da unutulmamıştı. Yol boyunca mavi ve beyaz akasya ağaçları… Ağaçların arasında solgun benizli bir su tulumbası, eski günlerinden uzakta ömür çürütüyordu. Bir çınar ağacı gölgesi altında bulunan bankta iki sevgili birbirine sarılmıştı. Mutlu olmalarını istemişti ressam.

Tablonun yüzeyinden fırlayan mutluluğa odaklanmış, bulabildikleri en ince ayrıntıyı konuşmuşlardı. "Ressam, hayallerimizdeki yaşamı çalıp resmetmiş." demişti sevdiği kadın gülümseyerek.

***

Gözlerini kapatarak bir an bulanık zihnini dindirmeye çabaladı. Şimdi mutluluk tablosunun önünde durmuş geçmişi düşlüyordu. Uzun bir zaman önce sevdiği kadının tanışmalarından kısa bir süre sonra kendisine geleceğe bir hatıra olarak almış olduğu hediye idi. Hızlı akan zamanın yoğunluğundan olsa gerek duvarda asılı kalan mutluluk tablosunun farkına bile varamamıştı. "Vay be ne kadar da uzun bir zaman geçmiş!" diye düşündü.

Hayat, onlara hayallerini gerçekleştirmek için kısa, umutları yitirmek için ise uzun bir kırgınlık bırakmıştı. Tek hayat, iki farklı yön ve yaşayış… Tabloda her şey yerli yerindeydi. Yalnız bankın boş olduğunu fark etti. Bu düşünce ve hayaller ile eli kendiliğinden resme uzandı. Uzun bir süre duvar ile arkadaşlığına memnun olan çivi, yuvasına dokunulmasını beğenmeyerek yerinden fırladı. Acı çeken resmin anıların esaretinden kurtulmasına yardım etmişti. Geçmişte büyük bir özveri ile üzerine düşüp korumaya çalıştığı zaman dilimi anlık bir dalgınlık ile elinden kaymıştı. Yaşantılardan geriye kalan bir parça sayısız parçalara bölünerek, dağılmıştı. Mutluluğu gibi. Eskisi gibi olmayacak kadar. Paramparça…

Yere kapaklanıp parçalanan çerçevenin arasından küçük bir not kâğıdının yana düştüğünü fark etti. Nota uzandı. Serap gibi duran anılarından yansıyan kadının satırları gibi duruyordu. Yazıyı tanıdı. Gelecekte mutlu bir tablo oluşturmak için verdikleri söz yerine tablodan ufak bir not kâğıdının üzerine tarih atılarak özenle yazılmış sözler kalmıştı. "Bu yazıyı hayatımızı birleştireceğimiz gün birlikte okumayı umuyorum. Mutluluğumuz hep bu resim gibi olsun. Seni hep seven ve sevecek olan sevgilin…"

Duvardan düşen mutluluk resminin paramparça olmuş cam kırıklıklarında yalnızlığı, ona gülümseyerek el sallıyordu.

Nurullah ÇİÇEK – Nisan 2019

 

Yorumlar

Kenan ŞAHİN05/05/2019 - 20:17

Herkesin farklı anlamlar çıkaracağı muhteşem bir yazı olmuş.

Yorum Yaz